birkaçgünde rutin hayatımda baya bir atraksiyonlar oldu..özellikle h.sonunu unutmicam... müzik yaptığımız yerde işler kesat diye ekstra bir iş teklifini havada kapınca sonradan biraz vicdan azabı duyduk...allah cezamızı verdi ve mekan müzik yaptığımız yerin çaprazı çıktı... eh bir kere söz verip yerimize de başkalarını ayarlayınca arka sokaklardan dolanarak mekana geçtik... içerisi berbat ötesi..basık havasız..izbe... tesisat cami anfisi resmen... işten anlayan kimse yok... bayan solist diye eline ilk defa mikrofon almış biri... kendimi 10yıl önce ilk gitarı aldığım zamanlardaki gibi hissettim..müzik olsunda neresi olursa olsun... son mekanlarda arkadaşlarımızı bile davet edemiceğimiz yerlerde çalıyoruz... ama en azından 1 saat çalıp paramızı alma rahatlığıyla işimizi yaptık... sonra çıkışta karşıya geçtik..soranlara ekstra işteydik..nerde..yaa baya uzaktaydı sorma...gibi geyikler döndü ama pişman olduk netekim... bu arada son bir haftadır aşk meşk işleri yine gurbetçilerden yana devam ediyor... gün boyu iletişim ama bende gene bir rehavet çöktü..yine elimizden kaçırıp ah vah etme hastalığı... pişman olmasak bari hadi hayırlısı...
OSMANLI'DA YETİŞTİRİLEN GÜNAH SAYILDIĞI İÇİN AĞAÇLARI YAKILAN AVOKADO MEYVESİNİN HİKÂYESİ
Avokadonun anavatanı Meksika'dır ve tarihi MÖ. 10 bin yıllarına kadar dayanır. Timsah armudu da denen bu meyve oval şekildedir ve armuta benzer. Oldukça da besleyici bir meyvedir. Tropikal iklimde yetişen avokado bugün Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde de yetiştirilir. Peki ya çok önceden de yetişiyordu desek? Evet, yaklaşık 300 yıl önce Osmanlı'da da avokado yetiştiriliyordu. Osmanlı döneminde yaşayan 1688 doğumlu Molla Kamil Efendi, din alimi olmasına rağmen pozitif ilimlerle de ilgilenen bir beyefendi. Hatta ailesinin buna itiraz etmesine rağmen eğitim almak için Roma ve Paris'e kadar gitmiş biridir kendisi. Molla Kamil Efendi, buralarda özellikle nebatiye ve ziraat ilimlerinde eğitim almış ve İstanbul'a geri dönmüş. Ağabeyinin aracılığıyla da sarayda bostancıbaşının yanında çalışmaya başlamış. Çalışkan ve azimli Kamil Efendi'nin dikkatleri üstüne çekmesi 1720 yılında yaşanan bir olaya dayanıyor. Bu tarihte İstanbul'daki lale bahçelerinde nedeni anlaşılamaya...
Yorumlar
Yorum Gönder