cumaları baya manevi bi atmosferde geçiyor vala... gece izlediğim hristiyanlık propagandasından sonra sabaha kadar uyumadığım için namazımı kıldım günün hürmetine...ne kadar enteresan adamlar oscarlık oyuncularıyla saatlerce dinlerini anlatırlarken bizim sinemalarda böyle bir şeye rastlamak olay oluyor...sonra bilgisayarsız nasıl uyurum derken radyo dinlim bari dedim kulaklıkları taktım ama bi süre sonra şarjı bitti... allahtan telefon geldi cumaya da yetişebildik... daha önceki işyerinden yine istanbul'a çağırıyorlar...ama nerde bizde o cesaret... keyfimi bozmim....kendimi bildim bileli aynı mescide gidiyorum..yine yardım istediler hutbeden cepte para yok veremedim... vakit namazlarda soğuk oluyormuş bunun için halının altından tabletler koyup saf saf ısıtma yöntemi uyguluyorlarmış.. ne kadar pratik fikir... bunu kim uyguluyorsa baya güzel işler almıştır.. bide sürekli arapça okunmasına karşı neden bir slaytla duvara türkçe meallerini yazmazlar..bu da bir fikir sonuçta...cemaat talep etmesi lazım... neyse işlerime devam edim...
Bu blogdaki popüler yayınlar
Son zamanlarda bilgisayara birkaç oyun yükledim.. ne ara oynayıp bitircez bakalım... hala skyrim de keşfedilecek yerler ve görevler çığ gibi duruyor... Assasin creed oyununa aşık olmuştum.. o tarzda yapılan oyunlara çığır açmıştı.. roll playing denilen bu tarzı seviyorum ama bir de ubisofttan bir strateji oyunu da dikkatimi çekti.. herzaman takip ettiğim torrent ( www.isohunt.com ) sitemde de bulunca sevindim.. anında download.... Kurulumlarda pek sorun çıkmadı. birtek revelation'da kurulumdan sonra eğer sorun çıkarsa ikinci bir crack dosyası gerekebilir... SP2 ye tıklanması gerekiyor...Assasincreedrevelation yazan yerden update yapınca sorun çıkıyor... diğerleri de normal..torent indiriyorsun power iso dan "mount" ediyorsun.. kurulumu yaptıktan sonra crack dosyası içindekileri kurulumun yapıldığı yere kopyalıyorsun... vala bu kadar standart bişi için ne kadar çok kişi beni rehin almıştı.. bende zamanında biraderi rehin almıştım ama her seferinde değil... boş işler uzma...
OSMANLI'DA YETİŞTİRİLEN GÜNAH SAYILDIĞI İÇİN AĞAÇLARI YAKILAN AVOKADO MEYVESİNİN HİKÂYESİ
Avokadonun anavatanı Meksika'dır ve tarihi MÖ. 10 bin yıllarına kadar dayanır. Timsah armudu da denen bu meyve oval şekildedir ve armuta benzer. Oldukça da besleyici bir meyvedir. Tropikal iklimde yetişen avokado bugün Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde de yetiştirilir. Peki ya çok önceden de yetişiyordu desek? Evet, yaklaşık 300 yıl önce Osmanlı'da da avokado yetiştiriliyordu. Osmanlı döneminde yaşayan 1688 doğumlu Molla Kamil Efendi, din alimi olmasına rağmen pozitif ilimlerle de ilgilenen bir beyefendi. Hatta ailesinin buna itiraz etmesine rağmen eğitim almak için Roma ve Paris'e kadar gitmiş biridir kendisi. Molla Kamil Efendi, buralarda özellikle nebatiye ve ziraat ilimlerinde eğitim almış ve İstanbul'a geri dönmüş. Ağabeyinin aracılığıyla da sarayda bostancıbaşının yanında çalışmaya başlamış. Çalışkan ve azimli Kamil Efendi'nin dikkatleri üstüne çekmesi 1720 yılında yaşanan bir olaya dayanıyor. Bu tarihte İstanbul'daki lale bahçelerinde nedeni anlaşılamaya...
Yorumlar
Yorum Gönder