güzel bi cuma günü... her ne kadar gene cumaya geç kalıp son safta tek kalmış olsak da geleneksel oldu artık.. bitişte yine üstüme doğru gelen bir cemmat.. kapı yanında olduğumdan... :) neyse sonra iş güç derken akşam güzel bir ortama misafir olduk... tiyatrocular müzisyenler vs... ilk başlarda eğlensemde sonradan ortama ısınamadım hava da soğuyunca direk eve... yıllardır geçtiğim aynı sokaklar... değişiklik yapıp şurdan gidecek bir yer yok... her bi yerinde anılar.. insanlar.. biz yerimizde mi sayıyoruz yoksa derken bizim kuşaktan memur bi arkadaşa rastladım.. isteksiz bi selam sabahtan sonra yola devam... adamlar kapağı attılar bizim de uçmamız lazım... mahalle baskısı...
OSMANLI'DA YETİŞTİRİLEN GÜNAH SAYILDIĞI İÇİN AĞAÇLARI YAKILAN AVOKADO MEYVESİNİN HİKÂYESİ
Avokadonun anavatanı Meksika'dır ve tarihi MÖ. 10 bin yıllarına kadar dayanır. Timsah armudu da denen bu meyve oval şekildedir ve armuta benzer. Oldukça da besleyici bir meyvedir. Tropikal iklimde yetişen avokado bugün Türkiye'nin Akdeniz bölgesinde de yetiştirilir. Peki ya çok önceden de yetişiyordu desek? Evet, yaklaşık 300 yıl önce Osmanlı'da da avokado yetiştiriliyordu. Osmanlı döneminde yaşayan 1688 doğumlu Molla Kamil Efendi, din alimi olmasına rağmen pozitif ilimlerle de ilgilenen bir beyefendi. Hatta ailesinin buna itiraz etmesine rağmen eğitim almak için Roma ve Paris'e kadar gitmiş biridir kendisi. Molla Kamil Efendi, buralarda özellikle nebatiye ve ziraat ilimlerinde eğitim almış ve İstanbul'a geri dönmüş. Ağabeyinin aracılığıyla da sarayda bostancıbaşının yanında çalışmaya başlamış. Çalışkan ve azimli Kamil Efendi'nin dikkatleri üstüne çekmesi 1720 yılında yaşanan bir olaya dayanıyor. Bu tarihte İstanbul'daki lale bahçelerinde nedeni anlaşılamaya...
Yorumlar
Yorum Gönder